|
Bu adaleti sadece kendim için değil namusuyla şerefiyle Yüce Allah‘a inancıyla çalışıp doğruları söyleyebilecek yalancı bazı basın organlarını adalet mekanizmasına veya bazı kişilerin talimatıyla hareket etmeyen sadece T.C. kanunlarının gerekçelerini uygulayan ve bu uygulamadan mütevelit beni tain ederler veya bir takım rüşvetçi para babalarına iyi görünmek için T.C. kanunlarını istediği gibi veya kanunda yazılan gibi değil de insiyatifi ve hakkaniyeti bu tür basın organlarıyla kötü olmamak mafya bozuntusu para babalarının istediği gibi kullanmayan savcı ve hakimler arıyorum. Mualesef adalet bu yazımda belirttiğim niteliktedirler. Bunlar arasında çok çok iyi vatanını ve milletini seven dürüst bazı yabancı ajanı basın ve organlarına ve onların yalan ve iftiralarına katılmayan mafya düğünlerinde ailesi ile birlikte dans pistlerine çıkıp mafyanın kölesi olmayan yüzlerce adalet mensubu insanların olduğunu da gördüm ve duydum. Zaten bu dürüst adalet mensupları olmasa bu güzel vatanımız çoktan kargaşaya ve kaos ortamına sürüklenmişti. Şimdi gelelim kendi meselemize; Sarıyer Sulh Ceza Mahkemesinde yalancı basın T.C BAŞBAKANLIK Sermaye Piyasası Kurulu Şişlide şuanda Başsavcı yardımcılığı yapan Mecit Ceylan ve ayrıca Mali Şubede Mali kısımda çalışan Baş komiser Murat Sarıkaya 4 ayrı devletin organı SPK, basın, adalet, emniyet dörtgen içerisinde kanunlar ,devlet, adalet sistemi bir tarafa bırakılmış devletin içerisinde ayrı bir devlet gibi “KERİZ SİRKELEME” operasyonunda sanki ben bu ülkenin vatandaşı değilim 32 sene bu devlete hizmet etmedim.Şerefim ve namusumla emekli olmamışım gibi uydurma yalan senaryolarla aileme etrafıma ve beni tanıyan bütün insanlara karşı büyük bir karalama ve çamur atma girişiminde bulunmuşlardır. Bu kadar büyük bir gayret ile bana yalan yere iftara atmalarına rağmen benim ise yaptığım tek şey Türk adaletine sığınıp ve güvenip hakkımı aramak olmuştur. Şöyleki ; bana bu gazetede yaygarası yapan “KERİZ SİRKELEME” operasyonunda hazırlık tahkikatı gizli olmasına rağmen bu tahkikatını hiçe sayan ve kendisini astığı astık, kestiği kestik gören baş savcı yardımcısı Mecit Ceylan isimli şahıs aynı zamanda Emekli Maaşımın tümüne kanunda yeri olmamasına rağmen Mali Şubede çalışan baş komiser Murat Sarıkaya ile beraber el koymuşlardır ve hakkımda yalan beyanlarla fırsatçı basına bu gizlilik içerisinde yalan beyanlar verilmiştir. Basın organlarının almış oldukları bu şahıslardan haberlerin doğruluğunu araştırmadan çamur at izi kalsın lafına alet olarak o dörtgende üzerine düşen vazifeyi yapmıştır. Ben bu Şişli Başsavcı Yardımcısı Mecit Ceylan odasına girdiğimde Mali kısımda çalışan Baş komiseri Murat Sarıkaya’yı beraber gördüm. Sanki ahu dudu kuşları gibi ağız ağza vermiş benim gibi nice mağdur adamları mahvetmek için talimatlar alırken gördüm. Bu durum normel bir vatandaşın gözünde normal görülebilir. Hatızatın da etik değildir. Murat Sarıkaya savcının makamında karşısında koltuğa oturmuş muhabbet edip konuşuyorlardı. Ben 32 sene görev yapmama rağmen hiçbir savcının görev sırasında karşısında oturup da görevle ilgili konular hakkında muhabbet etmedim. Savcının görevi baş komisere talimat vermek baş komiserin görevi de kanun ve talimatlar gereği görevi yerine getirmek. Mulasef devletimizin kolluk gücüde belki çalıştığım yerden beni tain ederler diye koltuk sevdasından bütün kanuni ve kanunsuz emirleri kendisine verilen talimatları yerine getirme gayretinde gördüm. Hani adalet, hani nerde devlet organlar nerde diğer mahkemeler diye ben bu basın adalet ve kolluk gücü olan bütün iftira ve yalanların yalan olduğunu dökümanlarıyla ispat ettiğim halde Sarıyer Mahkemelerimizde tık yok. Çünki bunlar koltuklarının gitme korkusundan savcıya ve baş komisere hele hele sonra yaptıkları bir şey varmış gibi basın organlarından çekinerek ve ürkek doğru ve haklı bir karar vermeye çekiniyorlar; NERDE DEVLET, NERDE ADALET….. Ben bu doğruları ve adaletin yerine gelmesi için çok büyük çaba ve gayretler sarf ettim. Hakkari’ye, Siirt’e Ağrı da görev yaptım. Ben koltuğumdan olurum diye çekinmedim. Devletin bana vermiş olduğu aylığı kuruşu kuruşuna helal aldığıma inanmaktayım. Emekli olduktan sonra sivil hayatta bu tür dörtlü örgüt çalışmalarını görünce NERDE ADALET , NERDE DEVLET diyorum. 30 yıldır Sarıyer de oturmaktayım kendi çalışma ve çabalarımla aldığım arsa üzerinde ev yaptım ve Sarıyer ki bu yerler mafyanın en az 3’te 1’nin cirit attığı bir yer şu 3, 4 seneden eri savcıların adliyede hemen hemen mafya olaylarıyla ilgili ki bu mafya İstanbul ve Türkiye çapında isim yapmış olduğu halde Sarıyer’de bulunan ve gelen evrakların dağıtım işlerini yapan FAZIL ARSLANALP, ALİ OSMAN TIMARTAŞ ve onlarla beraber olan bazı savcıların ve hakimlerin iş birliği içerisinde örgüt gibi çalıştıklarını kendi gözlerimle gördüm ve bunu ispatlamaya da hazırım. Benim gibi 32 senesini devlete için görev yapan ve hafta da bir Cuma günü hariç evinden dışarı çıkmayan ve emeklilik günlerini ibadet ile geçiren şahsa bu kadar eziyet bu kadar zulüm yapan savcılar ve hakimler bana yaptıklarının 10’da 1’ni mafyaya yapsaydılar Sarıyer de mafya diye bir şey kalmazdı.ADALET ARIYORUM, DEVLET ARIYORUM. İnsana insan gibi davranan haklının ve güçsüzün arkasında olan mazlumu koruyan fakir fukarayı , garip gurabayı, gözeten mahkemeyle veya adaletle bir işi olan vatandaşı kendi devletin vermiş olduğu makamı devletin yararına kullanan cesur, dürüst, savcı ve hakimler arıyorum ve NERDE BU DEVLET , NERDE ADELET diyorum. Bu yazımda benim gibi düşünen adalet arıyan haksızlığı uğrayan insanlara sesleniyorum. İletişim
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
|