ABDURAHMAN UYARAN KİŞİSEL WEB SİTESİNE HOŞGELDİNİZ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ADALETSİZ REJİMİ, ADALETLE YIKINIZ...!

SARIYER ADLİYESİNDE UĞRADIĞIM HAKSIZLIKLAR

1. SARIYER 1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 2005 / 420 ABDURAHİM KARABAĞ (Karara bağlanmıştır) 

2. SARIYER 1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 2009/39 ABDURAHİM KARABAĞ ( İADEYİ MUHAKEME) (Karara Bağlanmıştır) 

3. SARIYER 1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 2009/78 ABDURAHİM KARABAĞ ( Halen Devam etmektedir) 

4. SARIYER 2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 2007/232 MEHMET ERDOĞAN ( Karara bağlanmıştır) 

5. SARIYER SULH CEZA MAHKEMESİ 2007/813 CEVDET ÖZCAN (Karara bağlanmıştır dosya temyizdedir) 

6. KANUNLAR

Benim Sarıyer Adliyesinde gördüğüm haksızlıkların baş sebebi SARIYER CUMHURİYET SAVCISI FAZLI ARSLANPTIR.

SARIYER SAVCISI FAZLI ARSLANP  ile tanışmam Polis okulundaki bir doktor ile ilgili idari ve adli bir olaydan dolayı gittiğimde olmuştur. Bu olaydan 2 ay sonra Sarıyer Adliyesinin hemen yanında ki Lüks Fuat Paşa Otelinin Sahibi eroinden sabıkalı olan ve aynı zamanda hemşerim olan şahıs beni arıyarak saat 16:00 sıralarında Fazlı Arslanap ile yemeğe gelmek istediklerini söylemiştir. Bende buyrun gelin dedim. Akşam yemek yedik içtik gittiler.Bir Müddet sonra Şişli de Kent Halı Sarayının sahibi 2 tane Baba yadigarı İran halısının önce birini daha sonra da diğerini tamirat için aldılar.Bende 4 ay bekleyip halıdan ses çıkmayınca halıcıya gittim. Halılarımı istediğimde halılarımın satılmış olduklarını öğrendim. "Kardeşim benim halımı benden habersiz nasıl satarsınız? Kaça saatığınız dediğim de ikisini Bin Beş yüz Dolara Sattım" dediğnde bende halımı alamayacağımı anlayınca halıcayla aramda tartışma çıktı. Bana 1 Hafta sonra halıyı bulursam getireceğim dedi. Ben bir hafta bekledim. Bir hafta sonra telefon açarak evdeysen geliyorum dedi. Bende evde olduğumu bildirdim. Geldikten sonra ben halıları getirdiğini sanıyordum ama o halıları sattığı adamı bulamadığını Birer Milayarlık toplam 2 Milyar eden 2 tane çek vererek bu işi kapatmamı söyledi. Benimde yapılan iş zoruma gittiği için hırpalaştık gitmiş benden şikayetçi olmuş. Mahkemede de bu değerli Sarıyer Savcımız bana adliyede sayı numarasıyla bu şikayet dosyasını ararken o sıra da Fazlı Arslanalp'a rastladım. Kendisine adıma olan evrağı arıyorum dediğimde sanki o benim evimde oturup alem yapan o ve ben değilmişim gibi kaşlarını çatarak bana " sen haksızsın , bu iş ağır cezalık ama ben senin için bunu Sulh Cezaya Gönderiyorum" demesi üzerine bende kendisine "ARKADAŞLIK DOSTLUK AYRI , ADALET AYRI , BEN SENİN YERİNDE OLSAM BUNU HİÇ SIKINTIYA GİRMEDEN AĞIR CEZAYA GÖNDERİRDİM.." dedim daha odasından ayrıldım. Bil ahire mahkemeye girdiğimizde mahkemedeki hakime hanım bana karşı ÇOK SERT İFADELER KULLANDI. Sonra Hakime hanımın Sarıyer Savcı Fazlı Arslanalp'ın hanımı olduğunu öğrendim ve malum halıcının bize verdiği 2 Milyarlık çekte mi üzüleceksin ,rahmetli babamdan kalma olan 15 Bin dolarlık halıyı benim gibi birinden çarparak emniyeti suistimal ettiğine mi üzlürsün mahkeme neticesin de ayrıca para cezasına mı üzülürsün? İŞTE ADALET....!  

GİRDİĞİM HAKLI OLDUĞUM RESMİ  EVRAKLARLA DELİLLERİM OLDUĞU HALDE SAVCI FAZLI ARSLANP’IN KURDUĞU CUNTA SAYESİNDE BÜTÜN MAHKEMELER ALEYHİME SONUÇLANMIŞTIR.

BİR İNSAN TARAF TUTMAYA BAŞLAR BAŞLAMAZ, DÜNYADA DA O GERÇEKLERİ O KADAR AZ GÖRMEYE BAŞLAR....!

SARIYER 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMİ ABDURAHİM KARABAĞ

                                                  DOSYA NO : 2005 / 420

Bu mahkemenin özetle konusu :  Daha önceden imzalanmış bir belgenin yazı ile imza arasında boşluk olan kısmın yırtılarak 4 satırdan oluşan sahte bir belge hazırlanmış olmasıdır. Bunu hazırlayan şahıs M. Necat Süren şuan neticeye bağlanıp bağlanmadığını bilmediğim , ama cezaevinde yatıp çıktığını bildiğim kadarıyla belgede sahtecilik, imza taklitçiliği, dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik vs. 157 suçtan Bakırköy , Zeytinburnu , Üsküdar Ağır Ceza Mahkemelerinde yargılanan kişidir.
Sarıyer hakimi Abdurahim Karabağ bir tapu davası olarak açılan DAVADA tuzak sorularla kendince davayı istediği bir yöne çekmiştir. Çünkü tapu davalarında eski parayla 10 milyar üstü rakamlarda banka yoluyla alışveriş olmazsa bu zaten sayılmazdı. Kaldı ki bu şahsın bana verdiğini iddia ettiği para 800 Bin Dolar gibi çok yüksek bir miktardır. Mahkeme açılırken dahi böyle bir düzmece de senetle bile mahkeme açılamaz. TCK KANUNUN (m.204) OKUNDUĞUNDA ANLAŞILACKTIR!!!!
Karşı tarafın mahkemeye sunduğu delil diye gösterdikleri belgeleri aşağıda görebilirsiniz. Bu adam beni kızımla beraber dolandırdı. O zaman ki bu şahsın sıkıntılarından dolayı bazı üzerinde ki malları bana devretmiş. Bende ve oğlum Baki Cengiz Uyaran da üzerimizde bulunan bu malları vekaleten M. Necat Süren’in istediği üzerine Dayısı olduğunu söylediği Mehmet Bilal Özcan’a mallarla ilgili vekaletler verdik. Bu verdiğim zamanlar ise şahsın delil olarak gösterdiği ama sonra malları yine kendisi almıştır.
Benim sunduğum deliller ise vekaletnamelerin tekrardan M. Necat Süren Tarafından vekaletnamelerle ile alması..
Bil ahire ben bunları da geçtim yıllarda mahkeme hakime bu sahte belgenin incelenmesini Adli Tıp , Kriminal, Teknik üniversiteye veya bu belgenin gerçek olduğunu kanıtlayacak herhangi bir kuruma göndermesi için yalvarmış olmama rağmen mahkeme yıllar süren duruşmalar sonucu para davasına çevirmeyi başarmış ve Temyiz mahkemesine gönderdiğimde onaylatarak kendi kararını haklı çıkarmıştır.

AŞAĞIDAKİ BELGELER İNCELENDİĞİNCE BİR HAKİMİN GÖRMEDİĞİNİ GÖRECEĞİNİZE İNANIYORUM!!!


BÜyÜK RESMI GÖR

 

BÜyÜK RESMI GÖR

ADALETİN KUVVETLİ, KUVVETLİLERİN DE ADALETLİ OLMALARI GEREKİR.

SARIYER 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMİ ABDURAHİM KARABAĞ
DOSYA NO : 2009 / 39

            Bu mahkeme 2005/420 olan İadeyi Muhakemesidir. Bu mahkemeyi açılması için dilekçe verdiğimde elimde iki tane lehime olan bu belgenin sahte olduğunu kanıtlayan raporlar olmasına rağmen Sarıyer Hakimi Abdurahim Karabağ bu mahkemeyi de reddetmiştir.

ADALETİN GECİKMESİ ADALETSİZLİKTİR

SARIYER 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMİ ABDURAHİM KARABAĞ
DOSYA NO : 2009 / 78

            Bu mahkeme 2005/420,  mahkemesinde davalı olduğum şahsın bana açtığı davadır. Bu davalar hakimlerin, savcıların bana olan yanlı tutumlarından dolayı avukatlara para vermekten mallarımı sattım. Ona rağmen beni bu duruma düşürdükleri halde benim olmayan satmış olduğum mallıma tedbir kararı koydurmak için açılmıştır bir mahkemedir. Artık tuaf olarak bakmıyorum Hakim Abdurahim Karabağ bu mahkemede yanlı tutumuna devam edip anlam vermediğim şekilde karşı tarafın isteklerini onaylamaktadır. Bu mahkeme devam etmektedir.

ADALETİ ÇİĞNEYEN DEVLET ADAMLARINI CEZALANDIRMAYAN MİLLETLER ÇÖKMEK ZORUNDADIR

SARIYER 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMİ MEHMET ERDOĞAN
DOSYA NO : 2007 / 232

            Bu mahkeme 2006 Yılın da Borsa da "Keriz Sirkeleme" operasyonu adı altında Aydın Doğan'a ait olan gazetelerde benim adım Cemal Sarışta olayından 16 yıl yemiş ihraç Emniyet Müdürü diye yazıldı. Halbuki olayda suçsuzluğum DGM kararlarıyla çıkmıştır. Ama halen Hürriyet arşiv bölümünde adım geçmemektedir. Oysa olay 2000 ylının son ayında çözülmüştür ve benim adım dahi geçmemektedir. http://arsiv.sabah.com.tr/2000/12/21/g06.html bu linkle tıkladığında olay anlaşılacaktır. Ben Emekli olduğum halde ihraç Emniyet müdürü diye yazıkları için Aydın Doğan ve gazetelerine tazminat davası açtım. Ayrıca Bu borsa olayında adım dahi geçmediği mahkemeye bile çağrılmadığım halde benim adım gazetelerde çarşaf çarşaf çıkmıştır. Şuan da Emekli olan (emekli olmaya mecbur bırakılan) hakkında çıkan haberleri görsel - yazılı basın ve internet haberlerinden okuduğum kadarıyla Savcı Mecit Ceylan tarafından adım verilmiştir. Bu yüzden Sarıyer 2.Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtım ve mahkemem 2 yıl sonra reddedilmiştir. Hakim Mehmet Erdoğan defalarca bu borsa olayının yürütüldüğü Ağır ceza mahkemesine benimle ilgili bir şey olup olmadığını sorduğu halde geln cevap da dosyanın çok kapsamlı olması ve benim hiç bir şekilde mahkemeye çağrılmamış oluşumu söylediğim halde bana duruşma dinleniyorsun dediği gün mahkemeyide reddetmiştir. Bir Gazetese haberin Doğruluğunu araştırmadan nasıl haber yapar? Soruyorum bu bana değil de kendisine yapılmış olsaydı aynı kararı verebilirmiydi? AŞAĞIDA SUNDUĞUM BELGELERDEN BENİ ANLAYACAĞINIZA İNANIYORUM...!




BÜyÜK RESMI GÖR

 

BÜyÜK RESMI GÖR

BÜyÜK RESMI GÖR

 

BÜyÜK RESMI GÖR

BÜyÜK RESMI GÖR

 

BÜyÜK RESMI GÖR

ADALET TOPALDIR, AĞIR AĞIR YÜRÜR, FAKAT GİDECEĞİ YERE ER GEÇ ULAŞIR..!

SARIYER SULH CEZA MAHKEMESİ HAKİMİ CEVDET ÖZCAN
DOSYA NO : 2007 / 813

            Ben Sarıyer de 2005 / 420 nolu dosyam devam ederken Belge de sahtecilik suçundan o zaman ki Sarıyer Savcısı Celal Kara’ya şikayet dilekçemi verdim. O zaman Savcı Celal Kara “ haklısın kardeşim böyle şey olur mu hiç tapu davalarında 10 Milyar üstü banka aracılığıyla gerçekleşmesi lazım” dedi ve beni gönderdi. Ama sonra ne olduysa daha sonra dava açmaya gerek duymadı. Bende bunun üzerine Ağır Ceza Mahkemesine başvurdum itirazım kabul edildi. Sahte Senet diye sunulan belgenin yazıların bana ait olmadığı bu suçunda Belge Sahtecilik suçuna girdiğinden Sarıyer Savcısı mecburen dava açmak zorunda kalmıştır. Ama davayı kasten açığa atılan imzanın kötüye kullanması suçundan açmıştır. Bunun üzerine mahkeme sahte senedi Adli Tıp’a gönderdi. Ama evrağın Adli Tıp’a gitmesi 1 yıl sürdü. Kasten ve bilerek 3 defa Adli Tıpa yanlış belde fotokopisi gönderilmiştir. Nihayet kendi çabalarımla gönderdiğim belgeyi Ocak ayında cevabı gelmiştir ve raporda belgenin sonradan doldurulduğu “BELGEDE SAHTECİLİK” SUÇUNDAN yargılanmasını gerekirken hakim CEVDET ÖZCAN mahkemenin yanlış açıldığını söyleyerek 2 yıl sonra mahkemeyi reddetmiştir. Maden mahkeme yanlış açıldı neden 2 yıl bu dava sürdü ve neden Adli Tıp raporları aldı.

 

SİZE AŞAĞIDA ADLİ TIP RAPORLARINI İNCELEDİĞİNİZDE BENİ ANLAYACAKSINIZ..!

 

KANUNLAR

 

Resmi Belgede Sahtecilik (m.204) ,Özel Belgede Sahtecilik (m.207), Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması (m.209) suçları olarak düzenlenmiştir. Resmi Belgede Sahtecilik suçu ceza kanunumuzun 204. maddesinde :

 

“(1) Bir resmî belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmî belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmî belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır (Asliye Ceza). (2)Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmî bir belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren, gerçeğe aykırı olarak belge düzenleyen veya sahte resmî belgeyi kullanan kamu görevlisi üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır (G. Ağır Ceza). (3)Resmî belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde olması halinde, verilecek ceza yarısı oranında arttırılır.” şeklinde düzenlenmiştir.Maddenin birinci fıkrasında herhangi bir kişi (kamu görevlisi olmayan) veya yetkisi dışında hareket eden kamu görevlisi, ikinci fıkrasında kamu görevlisi tarafından işlenen resmî belgede sahtecilik suçu düzenlenmiştir. 342 ‘nci maddede; “Bir kimse resmen memur olmadığı halde 339 ‘uncu maddelerde gösterilen suretlerle resmî bir varakada sahtekarlık yaparsa iki seneden sekiz seneye kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılır. Madde 346 ’da ise resmi evrakın kullanılması suçu düzenlenmiştir; “Bir kimse sahtekârlık cürmünde ortaklığı olmaksızın sahte bir varakayı bilerek kullanır veya onunla menfaat temin ederse mezkur varaka resmî evraktan ise, 342 ve hususi evraktan ise 345 inci maddelere göre ceza görür.” Gerek resmî belgede ve gerekse özel belgede sahtecilik suçunda 765 sayılı TCK’den farklı olarak zarar kavramına yer verilmemiştir. Ancak zarar doğurmayan veya en azından böyle bir tehlike yaratmayan sahteciliğin cezalandırılması anlamsızdır.Bu nedenle Yargıtay İçtihatları ile önceden olduğu gibi zarar veya zarar tehlikesini suçun oluşması için araması gerektiği düşüncesindeyiz. • Önemli Açıklama Özel belgede sahtecilik suçunun konusunun, emre veya hamile yazılı kambiyo senedi, emtiayı temsil eden belge, hisse senedi, tahvil veya vasiyetname olması halinde, resmî belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümler uygulanır ( 5237 sayılı kanun m.210/1). Madde, ticari hayatta büyük yer tutan ve basit bir ciro ile veya buna bile gerek görülmeksizin tedavül eden bazı evrakı daha ciddi bir şekilde korumak maksadına yöneliktir. Madde ile, sayılan özel belgede sahtecilik yapılması halinde, resmî belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümlerin uygulanacağı kabul edilmiştir.Burada söz konusu olan, sadece resmî belgede sahtecilik suçuna ilişkin cezanın uygulanması değildir. Sayılan belgelerde sahtecilik yapılması durumunda, resmî belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümler bütün olarak uygulanır. Kambiyo senedi veya emtiayı temsil eden evrak, imzalı ve boş olarak faile tevdi edilmiş olup da, fail, bunu tevdi maksadından farklı bir şekilde doldurmuşsa, o takdirde açığa atılan imzanın, kötüye kullanılmasına ilişkin yaptırım uygulanacaktır. Çünkü bu durumda, tevdi edilen kağıt, imzalı ve fakat boş olarak verildiği için, henüz belge niteliğini kazanmamıştır.

KAYNAK : http://www.turkhukuksitesi.com/makale_451.htm 

http://www.ceza-bb.adalet.gov.tr


BÜyÜK RESMI GÖR

 

BÜyÜK RESMI GÖR

BÜyÜK RESMI GÖR